
Emeklilerin örgütlenme ve hak mücadelesi 1995 yılında başlamıştır ancak sendikal örgütlenmelerine izin verilmemiştir. Bu nedenle kurdukları tüm sendikaları kapatılmış veya hukuk yolu ile kapatılmasına devam edilmektedir.
Bugün 17 milyona yakın emekli kitlesinin sendikaları ile örgütlü mücadelesini yasak sayarak görmezden gelen siyasi iktidar ise seçim döneminde yapacağı emekli aylıkları zamları ile bu kitleyi etkileyip oy alabileceğini düşünmektedir.
Oysa ki bugün yaşanan yıkıcı ekonomik krizin en ağır bedelini bu kitle ödemektedir ve yaşamsal gerçekler üzerinden bu kitlenin oy tercihlerinin de muhalif kesime olacağı tepkilerinden anlaşılmaktadır.
Bugün emeklinin ekonomik durumunu inceleyince gerçekler ortaya çıkmaktadır.
BES-AR’a göre 2026 Temmuz verilerine göre:
Açlık sınırı: 48.819 TL
Yoksulluk sınırı: 120.669 TL’dir.
SGK verilerine göre Temmuz 2026’da ise:
Ortalama aylık: 27.000 TL
En düşük aylık: 23.552 TL’dir.
Yukarıdaki enflasyon verilerine göre olması gereken değerlerin yanında bu aylıkların yaşamsal karşılığı yoktur.
Aylık kayıplarının temelinde 2008’de yapılan 5510 sayılı yasa vardır.
Bu yasa ile emekli aylığı bağlanma katsayıları düşürülmüş, emekli aylıklarında hak kayıpları oluşmuştur. Ayrıca 2019 yılında oluşturulan en düşük emekli aylığı konusunda bilgi vermek gerekirse:
2019 yılında ortalama emekli aylığı: 1.917 TL
En düşük emekli aylığı ise 1.000 TL’dir. Yani ortalama emekli aylığı, en düşük emekli aylığından %92 fazla idi.
Temmuz 2026’da ise ortalama aylık: 27.000 TL
En düşük aylık: 23.552 TL’dir. Yani %15’e düşmüştür.
Diğer yandan 2019’da en düşük emekli aylığı alanlar 800 bin iken, 2026’da bu sayı 5.100.000’dir. Kısaca 3 emekliden birisi en düşük aylığı almaktadır.
Bu verilere göre emekli kitlesini en düşük emekli aylığı kategorisinde eşitlemeye çalışıyorlar.
Tüm emeklilerin örgütlenmesi ve mücadelede birleşilmesi zorunluluktur diyerek 21 Haziran’da Çalıştayı öne çıkaran Tüm Emeklilerin Sendikasının çağrısına katılan Dev. Emekliler Sendikası ve Birleşik Emekliler Meclisi sendikaları ile Birleşik mücadele konusunda görüş birliğine varılmış ve ülke genelinde Emekli sendikaları platformları oluşturulmuştur.
Emeklilerin onurlu mücadelesinin fiili meşru mücadele ile alanlardan eksik olmaması ve Birleşik mücadele yolunun açılması önemli kazanımdır.
Mücadele yolunun büyütülmesi, Emeklilerin örgütlü mücadeleye katılması ve kitlesel tepkilerin yaşama geçirilmesi zorunludur.
Emekli kitlesinin %80’i tepkilidir, içsel tepkileri ile ve oy güçleri ile tepkilerini gösterecekleri aşikardır ancak yetmez.!
Alanlarda ve sokaklarda demokratik tepkilerini gösteren sendikal örgütlenmelere katılmak ve mücadeleye omuz vermek tarihsel sorumluluktur.
Tüm Emeklilerin Sendikası olarak çağrımız budur.
Katılın, Birleşik mücadelemizi büyütelim çünkü yarınlara bırakacağımız en onurlu miras budur.
Ufuk Kartal
Tüm Emeklilerin Sendikası Aydın Şube Başkanı


YORUMLAR