Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Dokuzuncu Köyden Kovulan Adam
Dokuzuncu Köyden Kovulan Adam

Aydın’da Motosiklet Kültürü Değişiyor: Kaskın Altındaki Cesaret

KÖŞE BAŞINDAN

Kaskın Altındaki Cesaret

Eskiden Aydın sokaklarında motosiklet dediğin şey ya işe yetişmeye çalışan bir ustanın altında olurdu ya da yaz sıcağında gölgede bekleyen yaşlı bir mobiletin üzerinde… Şimdilerde durum bambaşka. Çin malı motosikletlerin piyasaya girmesiyle birlikte çoğalan ve neredeyse her köşe başından fırlayan motosikletler artık sürücü ayırt etmiyor. Kadını erkeği, genci yaşlısı çağımızın az yakan, çabuk kaçan bu bineğini pek sevdi.

Son birkaç yıldır özellikle scooter kullanıcılarının ve farklı tarzlarda motosiklet süren kadınların sayısında gözle görülür bir artış var. Hem de öyle az buz değil… Sabah Adnan Menderes Bulvarı’ndan, Mimar Sinan’dan geçerken, şehrin akış noktalarında ya da üniversite yolunda; akşamüstü Atatürk Bulvarı’nda ışıklarda beklerken ya da Kuşadası ve Didim yollarında uzayan trafikte bunu açıkça görüyorsunuz.

Kimisi küçük bir scooter ile işe gidiyor, kimisi paket dağıtıyor, kimisi çekirdek ailesiyle evine dönüyor, kimisi ise artık yüksek CC motosikletlerle yollarda boy gösteriyor. Neredeyse her ulusal bayramda yelekli, logolu, patchli motosiklet kulüplerinin oluşturduğu konvoylar süslüyor yolları.

Eskiden “Kadın motosiklet kullanır mı?” diye bakan zihniyet, şimdi kırmızı ışıkta yanındaki kadın sürücünün ekipmanlarına bakıp kendi eksiklerini fark ediyor. Ya da hâlâ içinden şaşkınlıkla geçiriyor:
“Bu ne lan, kadın mı kullanıyor bunu?”

Açık konuşmak gerekirse bu durum kötü değil. Hatta motosiklet kültürü açısından oldukça önemli bir gelişme. Çünkü motosiklet yalnızca gaz kolu çevirmek değildir. Bir duruş meselesidir. Cesaret ister. Denge ister.

Kadınımızla erkeğimizle artık iki tekerli motorlu araçlar hayatımızın tam içinde.

Sonuçta motosiklet kullanan her insan, trafikte görünmez olduğunu kabul edip yine de özgür hissetmenin peşine düşer. Bir taraftan cebinde kalan yakıt tasarrufu da cabası… Tabii eğer bir çevirmede trafik polisinin denetiminden; evrak, ekipman, kask ve egzoz desibeli testlerinden eksiksiz geçebilirseniz.

Ben şahsen yıllardır grup sürüşleri yapan, yol disiplinini önemseyen, MC kültürünün içinde bulunmuş biri olarak motosikletin sadece bir ulaşım aracı olmadığını biliyorum.

Motosiklet bir karakter göstergesidir.

Kiminin terapi koltuğu, kiminin kaçış yolu, kimininse hayata karşı dik duruşudur. Fakirin mersedesi, zenginin oyuncağı, orta hallinin kara kuzusu…

Adına ne derseniz deyin; iki teker güzel ve bambaşka bir şeydir.

Ama tehlikeli de bir şeydir. Bunu kabul etmek gerekir. Fakat tehlikeli olan motosiklet değil; üzerindeki insan ya da sizi görmemekte ısrar eden sürücüdür.

Fakat işin başka bir tarafı da var…

Motosiklet sayısı arttıkça trafikteki bilinç eksikliği de büyüyor. Özellikle scooter kullanımındaki patlama beraberinde ciddi bir kuralsızlık getirdi. Kasksız sürüşler, sinyal vermeden şerit değiştirmeler, telefonla konuşarak ilerleyen sürücüler…

İşte özgürlüğün yanlış anlaşıldığı nokta tam da burası.

Bugün Aydın’da bazı caddeler ve meydanlar adeta İstanbul trafiğinin küçük bir fragmanı gibi. Zaten dar olan sokaklara bir de kontrolsüz sürüş eklenince ortaya tam anlamıyla bir keşmekeş çıkıyor. Otomobil sürücüsü motosikleti fark etmiyor, motosiklet sürücüsü kendini yarış pistinde sanıyor, yayalar ise kime dikkat edeceğini şaşırmış durumda.

Ama yine de bütün bu karmaşanın içinde güzel bir değişim var.

Özellikle kadın sürücülerin trafikte daha görünür hale gelmesi, motosiklet kültürünün kabalaşan değil çeşitlenen bir yapıya dönüştüğünü gösteriyor. Eskiden sadece “sert erkek işi” gibi görülen motosiklet dünyası artık daha geniş bir ruhla tanışıyor.

Belki de mesele tam olarak budur…

Motorun markası, CC’si ya da tarzı değil; o gidonu kimin ve nasıl tuttuğudur.

Çünkü bazı insanlar motosiklete binmek için sürer…

Bazıları ise gerçekten yolda olmak için.


Dokuzuncu Köyden Kovulan Adam
Şehrin içinden, hayatın kenarından notlar…

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

SON HABERLER