
Bazı cümleler vardır; bir konuşmanın içinden çıkar, törenin ve hatta bir şehrin hikâyesinin tamamını anlatmaya başlar.
Germencik Belediye Başkanı Burak Zencirci’nin 22. Germencik İncir Festivali’nin açılışında söylediği şu söz de onlardan biri:
“İncirin hali ortadayken siz festival yapıyorsunuz” diyorlar. Evet, tam da bu yüzden yapıyoruz festivali.”
İlk bakışta yalnızca bir festival tartışması gibi görünebilir.
Ama biraz daha yakından bakınca meselenin incirden çok daha büyük olduğunu görüyorsunuz.
Mesele; üreticinin emeği, belediye çalışanlarının görünmeyen çabası, bir ilçenin kendi değerini anlatma isteği ve o değere biraz daha fazla kıymet kazandırma çabası.
İNCİRİN HALİ ORTADAYSA…
İncirin ekonomik durumunun konuşulduğu bir dönemde festival yapılması eleştirilebilir.
Ama Zencirci’nin cevabı tam da burada anlam kazanıyor:
“Tam da bu yüzden.”
Çünkü bir ürünü yalnızca fiyatıyla konuştuğunuzda, onun hikâyesinin büyük bölümünü geride bırakıyorsunuz.
Germencik için incir yalnızca bir tarım ürünü değil.
Bir ağacın altında başlayan emek.
Sabahın erken saatlerinde başlayan çalışma.
Gün boyunca süren toplama, ayırma, taşıma ve işleme.
Ve bütün bunların arkasında üreticinin hayatı var.
Zencirci de festivalin amaçlarından birini açıkça ortaya koyuyor: İncire daha fazla değer katmak ve fiyatının bir lira daha yükselmesine katkı sağlamak.
Bir lira…
Dışarıdan bakıldığında küçük bir rakam gibi görünebilir.
Ama üretimin kilogramlarla, tonlarla hesaplandığı yerde o bir liranın karşılığını üretici çok daha iyi bilir.
BİR FESTİVALİN GÖRÜNMEYEN 300 EMEKÇİSİ
Fakat benim için açılış konuşmasının en dikkat çekici taraflarından biri incir kadar başka bir konuydu:
Belediye çalışanları.
Zencirci, festivalin hazırlanmasında belediye başkan yardımcılarından meclis üyelerine, zabıta personelinden Fen İşleri ve Temizlik İşleri müdürlüklerine kadar belediyenin farklı birimlerinde çalışan yaklaşık 300 kişinin emeği olduğunu söyledi.
Üstelik bu emeğin de bir haftadır sürdüğünü belirtti.
Sonra da topluluktan mesai arkadaşları için alkış istedi:
“Bir alkış da ben mesai arkadaşlarım için istiyorum.”
Bence burada durup düşünmek gerekiyor.
Şehirlerde düzenlenen etkinliklerin sahnesinde genellikle başkanları, protokolü ve sanatçıları görürüz.
Ama o sahnenin hazırlanması için çalışanları çoğu zaman görmeyiz.
Sokakları hazırlayan…
Alanı düzenleyen…
Temizliği yapan…
Güvenliği ve düzeni sağlayan…
Festivalin sorunsuz ilerlemesi için günlerce çalışan insanlar, etkinlik başladıktan sonra çoğunlukla görünmez hale gelir.
Germencik’te ise bu emek özellikle dile getirildi.
Ve daha da önemlisi, yalnızca konuşmada kalmadı.
O KURDELEDE BİR BAŞKA HİKÂYE VARDI
Açılış sırasında kurdele kesimine geçildiğinde, protokolün yanında belediye personelini temsilen Ahmet de yer aldı.
Sunumda Ahmet’in belediye personelini temsilen kurdele kesimine katılacağı açıkça ifade edildi.
İşte benim için gecenin en anlamlı ayrıntılarından biri buydu.
Biraz önce kürsüde yaklaşık 300 çalışanın emeğinden söz edilmişti.
Ardından o çalışanlar, en azından bir temsilci üzerinden, festivalin açılış anında sahnede yer aldı.
Bu küçük bir ayrıntı gibi görülebilir.
Ama bence değil.
Çünkü bir festivalin arkasındaki emeğin görünür hale gelmesi, o festivalin kendisi kadar değerli.
“BİRAZCIK EĞLENSİN ARTIK”
Zencirci’nin konuşmasında bir başka dikkat çekici nokta da üreticilere ilişkin sözleriydi.
Bir sene boyunca incir ağacının altında çalışan özellikle kadın üreticilerden söz ederek onların artık biraz eğlenmesi gerektiğini söyledi.
“Bir sene boyunca her sabah akşam o incir ağacının altına gidip de altın değerindeki inciri toplayan ablalarımız birazcık eğlensin artık diye yapıyoruz.”
Bu cümlede festivalin başka bir yüzü ortaya çıkıyor.
Festival yalnızca dışarıdan gelen ziyaretçiye gösteri yapmak için değil.
Üreten insanın da kendi emeğinin etrafında bir araya gelmesi için.
Bir yıl boyunca çalışan insanın, kendi ürününün adını taşıyan festivalde eğlenmesi için.
Zencirci de bunu konuşmasının sonunda yeniden vurguluyor:
“En çok da benim üreticimin eğlenmesi gerekiyor. En çok da bizim incirimizin tanıtılması gerekiyor.”
İNCİRİN DEĞERİ SADECE KİLOGRAM FİYATI DEĞİL
Bir ürünün değerini artırmak yalnızca fiyatını artırmakla olmuyor.
O ürünü tanıtmak gerekiyor.
Hikâyesini anlatmak gerekiyor.
Üreticisini görünür kılmak gerekiyor.
Nereden geldiğini, kimlerin emeğiyle sofraya ulaştığını anlatmak gerekiyor.
Germencik’in incir festivali de bu açıdan bir anlatı alanı.
Bir tarafta incir üreticisi…
Bir tarafta kadın emeği…
Diğer tarafta festivalin hazırlanması için günlerce çalışan belediye personeli…
Ve bütün bunları bir araya getiren bir ilçe.
O ZAMAN SORUYU DEĞİŞTİRELİM
“İncirin hali ortadayken festival neden yapılıyor?”
Belki de soruyu şöyle sormak gerekiyor:
İncirin hali ortadaysa, onu daha fazla anlatmak ve değerini artırmak için neler yapabiliriz?
Elbette bir festival tek başına üreticinin bütün sorunlarını çözmez.
Tek başına fiyatları da belirlemez.
Ama bir ürünün konuşulmasını sağlar.
Bir ilçenin kendi değerini hatırlamasını sağlar.
Üreticiyi görünür kılar.
Ve bazen bir şehrin ihtiyacı olan şey, sahip olduğu değeri yeniden yüksek sesle anlatmaktır.
Germencik’in anlatacak çok güçlü bir hikâyesi var:
İncir.
Ama bu hikâyenin başrolünde yalnızca incir yok.
Ağacın altında çalışan üretici var.
İnciri toplayan kadınlar var.
Günlerce festival için çalışan belediye personeli var.
Ve o emeği temsilen kurdele kesiminde yer alan Ahmet var.
Belki de bu yüzden o kurdele sadece bir festivalin başlangıcını değil, bir ilçenin ortak emeğini de temsil ediyor.
Çünkü incirin gerçek değeri, yalnızca kilogram fiyatında değil.
Arkasındaki emeği görebildiğimiz yerde başlıyor.
EMEK VERENLERE BİR TEŞEKKÜR
Bir gazeteci olarak böyle bir organizasyonu izlerken, sahnede gördüğümüz birkaç saatlik coşkunun arkasındaki günlerce süren emeği de hatırlamak gerekiyor.
Bu nedenle biz de 22. Germencik İncir Festivali’nin hazırlanmasında ve gerçekleştirilmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.
Başta festivalin gerçekleşmesi için çalışan belediye personeline, sahne arkasında görev yapan tüm ekiplere, üreticilere, kadın emeğine ve organizasyona katkı sunan herkese…
Çünkü bir festival yalnızca sahnede yaşanmaz.
Sahne kurulurken, sokaklar hazırlanırken, temizlik yapılırken, güvenlik sağlanırken, üretici ürününün başında çalışırken de festival yaşanmaya başlar.
Ve bazen en çok görünmeyen emek, en büyük alkışı hak eder.
Germencik’te o gece alkışlanan yalnızca festival değildi.
İncirin, üreticinin ve emeğin kendisiydi.
Biz de Aydın Referans olarak, bu emeğin her bir parçasına teşekkür ediyor; Germencik’in incirini, üreticisini ve bu güzel şehre değer katan insanlarını anlatmaya devam edeceğimizi söylüyoruz.
Emeğinize sağlık. 🍈🌿


YORUMLAR